31 Aralık 2014 Çarşamba

Bol örgülü bir dönem- Bol çiçekli bir atkı

Eğer ki mevsimden sonbahar, aylardan aralık ise, hediye zamanı gelmiş demektir. :)








Yeni yılınız kutlu olsun.
Ömrünüz güzel olsun.
Sevgilerimle,
P.

Bol örgülü bir dönem- Renkli battaniye

Kış dediğin battaniye mevsimidir. Ama artık, öyle eski tip sevimsiz battaniyeler değil, hele ki sadece bedenimizi sıcak tutsun diye hiç değil. Battaniye dediğin insanın ruhunu da ısıtmalı, yumuşacık olmalı...


Dolgu boş modeli ile yapıldı, model çok basit fakat çok kullanışlı. Renkler de güzel olduktan sonra, ortaya beğenilerek kullanılan bir ürün çıkıyor.



Kedimiz de durur mu, yeni bir şey yapılmış, bir yerlere serilirlen orada kıpır kıpır bir şey var, hemen gitmeli, üstüne oturmalı, yatmalı, onu koklamalı...

Bir de gidip tam merkezine oturmak...





Battaniyeyle birlikte kendini de hediye edecekmiş, kendini paketlediğine göre. Fotoğrafta görünen o! :)


Sevgilerimle,
P.


Bol örgülü bir dönem- Hızlı ve kolay bir atkı


Yine ben bir gün internette dolaşırken bir atkı modeli ile karşılaştım. Allah allah, nasılmış ki bu acaba derken bir başladım bir baktım. Aaa, atkı bitivermiş. Çok kolay çok pratik ve çok da kullanışlı bir model.

Model internetten alınmıştır.


Şimdi ben bunu buraya yükledim ama, bu benim kendi çizdiğim bir motif değil, yanlış anlaşılma olmasın. Ben sadece uygulayıcıyım. Alalı uzun bir süre olduğu için hangi web sayfasından aldığımı da bilmiyorum ama sanırım google amca bize bu konuda yardımcı olur, herhalde atkı modeli diye aratmışımdır.


Atkının uçlarına püskül olarak zincir çekip ucuna da çiçek motifi yaptım. Dzü saçaklardan daha iyi durdu.




Bu da paketlendi ve hediye olarak verildi.
Herkese atkı öreceğim, herkesi atkıya boğacağım.. :)

Yeni yıl...
Kutlu ol e mi!

Sevgiler,
P.



Bol örgülü bir dönem- Çiçek motifli atkı



Uzun zaman, uzun ara, yapılacak başka işler, fotoğraf çekmeye üşenmek dolayısıyla buraya bir şey yazmayı boşlamak. Yazısız geçirdiğim bu dönemde herhangi bir şey yapmadım mı, yaptım. Boyadım, ördüm, kanaviçelerim vardı mesela, onları bitirdim. Ama iş fotoğraf çekmek ve bir iki cümleyle yapılanları yazıya geçirmek olunca maalesef burası boşta kaldı.

Bu atkıyı internette görmüştüm. Motif zaten bildiğim ve daha önceden yastık ya da süsleme yapmak için kullandığım bir motifti. Hem kolay hem de pofuduk pofuduk sevimli bir model.





Elimde çok yün var, bir an önce bitirmek istiyorum ama bir yandan da yeni yıl yaklaşıyor, birilerine hediye vermek istiyorum, o yüzden bu ara örgülere ağırlık verdim. Bir iki gün içinde bitti, ben de uyduruk bir fon yaratıp fotoğraflarını çektim.


Kenarlarındaki yaprakların yeşili için çok düşündüm. Elimde bir kaç ton yeşil vardı, ancak hiçbiri istediğim gibi uyumlu olmadı. Bu yeşil için de tereddütlüydüm, çok partkal olacaktı, çok mu sırıtacaktı. Ama sonra örmeye başladım. Kötü olduğunu düşünmüyorum, aksine atkıyı daha da canlı hale getirdi fıstık yeşili yapraklar.




 Fotoğraflama yapmak çok zor. Renkleri ve ışığı ayarlamak, doğru bir şekilde fotoğraf çekmek, göze hoş gelmesini sağlamak. Şimdi herkes çok iyi fotoğraf çekebilmeye başladı, neredeyse herkesin profesyonel makineleri var ya da photoshop programlarını hayatımızın bir parçası gibi kullanıyoruz artık.  Dolayısıyla çıta çok yükseldi, fotoğraf çekmenin adabı değişti. Özensiz olmamak gerekiyor artık. E bu da daha çok emek demek.

Hediye vermeyi seviyorsanız, el emeğini seviyorsanız, günümüz dünyasında makineleşme ile yapılan şeylerin yanında kendi yaptığınız hediyeler daha kıymetli oluyor.

Ne yalan söyleyeyim, başlangıcından sonuna dek kendi yaptığım bir şeyi kendim paketleyip sunmak beni de daha çok mutlu ediyor.

Mutlu bir yıl olsun, hepimize,
Sevgilerimle,
P.

3 Kasım 2014 Pazartesi

Bizim Bahçemiz- Yükseltilmiş Sebze Yatakları

Uzunca bir sure hic not dusemedim buraya cunku yazmami engelleyecek bir suru ugras vardi. Baslayip da kayda deger bir sey yazmayinca, aklımın bir köşesinde yer alıyordu burası ve sürekli tamamlanmamış bir şey gibi ağırlık yapıyordu. Ancak şu da var ki bir süredir bahçe ile hiç ilgilenemedik.
Bahçeyle tam anlamıyla ilgilenemesek de rutin isleri yapabilmek icin haftada en az bir kez mevcut bitkileri sulamak için gidiyoruz.
Ama bu demek değil ki bitkiler ile hiç uğraşmıyoruz.
Bu geçen sure icinde kucuk kaplarda evde cimlenmeye çalışan bir kac ayri kis sebzesi vardi. Onlar ekildikleri küçük kaplarda yavaş yavaş büyüdüler. Kotiledonların ardından çıkan gerçek yaprakçıkları görmek bizim için müthiş keyifliydi. Bu bizim için bir başarıydı. Çünkü daha evvelden saksı ile almış olduğum tek bir kök fesleğeni bile tohuma kaçmadan kurutabilmiş biriyim ben. Biraz daha ilgi ve biraz daha sabır ile demek ki oluyormuş dedik.
Yukseltilmis sebze yataklarini once Meyvelitepe'de sonra Bostancik'ta sonra adini animsayamadigim bir suru baska blog ve web sayfasinda gormustuk. Tam olarak aynisi olamasa da ayni mantikta bir seyler yapmaya calistik.


Pet şişelerin alt kısımlarını kesip, ağız kısımları aşağı gelecek şekilde toprağa gömdük. Yaklaşık dört-beş parmak kalınlığındaki kısmı toprakta kalmış oldu.  Daha sonra çukurda kalan toprağın üstüne karton parçaları ve bir miktar kuru çalı koyup malç yaptık. Ve üstüne daha önceden o kısımdan kaldırdığımız toprağı ekledik. Normalde son kullandığımız toprak yerine coco-peat vb daha "geçirgen" mi demeliyim, bilmedim; benzeri bir toprak ekleniyor. Ama toprağın genel yapısına güvendiğimiz için (!) ve daha önceden o toprakta ekim dikim yapılmadığı için ona bir şans vermek istedik. Bir de, sonuçta deney yapıyoruz, bir heves uğruna toprağımız varken yeni toprak satın almak istemedik. 



Tam olarak ölçüsünü bilemediğim bu alanda ıspanak ve havuç büyüteceğiz. Bu fotoğraf şaşırtma yaptıktan bir hafta sonrasında çekildi. Şansımıza O hafta güzel yağmur yağdı. yağmurla birlikte ıspanaklarımızda yeni minik yapraklar ve havuçlarda da bir dirilme, canlanma olmuş.
Normalde havuç tohumlarının şaşırtma yapılmadan ilk yerlerine dikilmeleri gerekiyordu ancak biz tohum çimlendirme zamanında bahçeyi yakından takip edemeyeceğimizi bildiğimiz için çimlenen tohumları bu küçük yatağa diktik. Merakla bekliyoruz bakalım ürün alabilecek miyiz.

Tohum ekim zamanı geldiğinde bu pet şişelerin içine de bir miktar toprak doldurup yatağın içindeki sebzeleri koruyacak çiçekler ekmeyi planlıyoruz. Bu sayede pet şişelerin çirkin görüntüsü de bir miktar kaybolacaktır diye umuyoruz.
Tohum ekim zamanı nasıl dört gözle beklenmez! Daha ekilecek dikilecek o kadar çok tohum var ki!





23 Eylül 2014 Salı

Bizim Bahçemiz- Merhaba Toprak


Bir süredir düzenli bir şekilde permakültür, doğal tarım, geri dönüşüm, toprağa ve dolayısıyla insanlıga zarar verebilecek kimyasallardan uzak durma adına araştırmalar yapıyoruz. Bu doğrultuda edindiğimiz bir bahçemiz, çimlendirmeye çalıştığımız bir dizi tohumumuz, iyileştirmeye çalıştığımız ağaçlarımız var.
Aynı zamanda evimizden klorak (nam-ı diğer çamaşır suyu), yağ çözücü, kireç çözücü vb malzemeleri de çıkardık- çıkarıyoruz. Alışkanlıklardan kopmak kolay değil.
Alışveriş kısıtlaması yapıyoruz.
Geri dönüşüm fikirlerini uygulamaya çalışıyoruz. Hele ki internette bütün bu bilgilere ulaşma lüksü muhteşem.
Edindiğimiz bir bahçemiz dedim...
Bir yıl önce hali hazırda bir dizi ağaçla birlikte bir miktar toprağa sahip olduk nişanlım ile beraber. Yaz dönemi gelince de minik bir bostan girişiminde bulunduk. Elimize yüzümüze bulaştırdık tabi.
karmakarışık ve ürün alamadığımız bu girişimin sonucunda bu iş böyle olmaz dedik ve araştırmaya başladık. E tabi, evde ilaca karşıyız, yediğimiz içtiğimizde kat kat karşıyız. Kaldı ki öyle olacaksa ne diye kendimizi yoralım uğraşalım, çıkar marketten alırım hormonlu hormonlu oh, emek harcamaya ne gerek...
Bu yüzden okuduk okuduk, yeni şeyler öğrendik.
Tohum nasıl çimlenirden, ilaçsız meyve/sebze koruyucularına, evde yapılabilecek böcek kaçırtıcılara, iyi böceklerden kötü böceklere, kardeş bitkilerden yükseltilmiş sebze yataklarına... Bir sürü şey öğrendik.
Geçen yıl yaşadığımız fiyaskoyu saymazsak, acemiliktir geçer deyip, bu kış yeni baştan başlıyoruz toprak ile uğraşmaya.
Biraz deneme yanılma ile okuduklarımızı hayata geçirme planımız var. Bu doğrultuda ilerleyeceğiz.
Neler olacağını gerçekten çok merak ediyorum, çünkü bizim gibi şehir çocukları için fazlaca gayret isteyen şeyler bunlar.
Yılmamayı diliyorum.

---
Annemin tablosu
O zaman şöyle diyelim,
Merhaba toprak, aranıza hoş geldik!

15 Temmuz 2014 Salı

öpücüklü bir çekiliş




Gerçekten çok beğendim kendisini...
Blog sahibinin eline sağlık..
Takip etmek için;


http://nursbutik.blogspot.com.tr/2014/06/opucuklu-canta-cekilisim-var.html

Sevgilerimle,
P.

süslü püslü çekiliş

! ! ! ♕  Süslü Püslü  ♕ ! ! !








Bir sürü güzel seçenekli bir çekiliş yapıyormuş Süslü Püslü Hanım...
Bloguna bir bakmak gerekir. 05/08/2014 tarihine kadar katılabilir, istediğiniz hediyelerden birini seçebilirsiniz.
Link vermeden de olmaz tabii..
http://suslupuslublog.blogspot.com.tr/2014/07/suslu-puslu-blog-cekilis-yapiyor.html


Sevgilerimle...
P.

5 Temmuz 2014 Cumartesi

dekorasyon bir hobidir

Bugun yaptigim bir sey hakkinda yazmayacagim. Zaten cep telefonundan yazi yazmak son derece zor, dokunmatik ekranda otobus icinde harfleri yakalamaya calisiyorum. Ege'de olunca hafta sonlarini daha bir dort gozle cekiyor insan, ucunda deniz var cunku. Izmir'de yasarken bunu daha az arardim, zaten ev ile is arasinda denizle mecbur karsilasirsin, Aydin oyle degil ne yazik ki... Iyot kokusu bagimlilik yapiyor bence, 23 yil boyunca icime cektim neredeyse her sabah, yoklugu benim icin buyuk eksiklik. Simdilik nisanlimin ailesinin nimetlerinden faydalaniyoruz, allahtan Kusadasi yakin!
Uzun zamandir erteledigim dip bucak temizligi hafta sonum bana kalsin diye cuma gunu yapayim dedim. Bitirdim... Ama elim kolum boynum sirtim dokuluyor. Neyse, bu kucuk bi ayrinti.
Temizlik yaparken de evimdeki esyalarimi ne kadar sevdigimi bir kez daha fark ettim. Tam da gunes batarken bazi koselerde goruntu ne hostu..


Arkada gorunen berjer benim babaannemin ceyizlik koltuk takimindan. O artik onlari kullanmiyor, depoda duruyordu atil bir sekilde. Aydin'a tasinirken bayila bayila aldim iki tanesini, sagolsun koltuklarini torununa bagisladi:) 
Beyaz zigonlari da ben boyadim annem atiyordu neredeyse, yanlarini eskittim. Onlara kalsa eskisinden de kotu oldu, "Ne o oyle boyasi kalkmis mobilyalar?!" falan...
Abajuru da en yakin arkadasim ev hediyesi olarak almis, pek cok seyi abajura gore dekore etmeye calisiyorum simdi. Koltuklarimla da uyumlu oldu cok.
Canim lavantalarim da koyden. Simdilik toplanacak kadar degiller ama kokulari harika. Yesile bu kadar yakisan baska bir cicek tanimam ben.


                       
                                 

Cenem dustu degil mi?
Bugun de boyle oluversin...
Sevgilerimle,
P.

1 Temmuz 2014 Salı

Anahtarlarımız kaybolmasın!



Ev, iş, güç, yaz, tatil, bahçe işleri, kedi işleri derken yazmak zor tabi...
Hava çok sıcak. Evet, her yıl aynı şeyi yaşıyorum ben, herhalde ömrümün sonuna dek hep böyle devam edecek. Yaz gelene kadar yaza methiyeler methiyeler ama o sıcaklar bastırdı mı, hele ki Ege'de bazen çekilecek gibi olmuyor.
Ama yine de, güneşin varlığını bir şeye değişmem..



Bunu uzun zaman önce boyamıştım ama yat verniğinin kokusuna dayanamıyorum evde kedi olduğu için de sağı solu açamıyorum, bu yüzden vernik yapmam uzun sürdü. Bitmeden de buraya yeni yazı eklemek istemedim.
Bu da böyle bir anahtarlık oluverdi işte...

Sevgilerimle,
P.

9 Haziran 2014 Pazartesi

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Mor Tepsi


Bu tepsiyi yenileme çalışması olarak yaptım. Altında eskiden boyanmış bir desen vardı, biraz da zedelenmişti. Ben de yeniden boyamak istedim.


Nasıl yaptım; ortasında peçete dekopaj çalışması var. Kenarlarını koyu mor rengine boyadım, biraz da mor-gri renkte bir yaldızla parlattım. Taban çevresinde de mor puntiyeli bir şerit var.


Sevgilerimle,
P.

7 Mayıs 2014 Çarşamba

Çiçeğimi fincanda alayım, lütfen!


Fincandan saksı mı olur yaaa deyip ilk gördüğümde çok yadırgamıştım bunları. Sonradan hoşuma gitti, ben de alayım, boyayayım istedim.



Saksılar artık bende değil. :)
Boyadığım zaman da çok fotoğraf çekmemişim, üşengeçlik..

Nasıl yaptığımı anlatayım.. Önce mor akrilik boyayla boyadım. Sonra mum sürdüm, her yerine. Üstünden beyaza boyadım. Daha sonra peçete ile dekopaj yaptım. Ve bulaşık teli ile eskittim. Ardından vernikledim.


Sevgilerimle,
P.

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Marine Temalı Masa


Aslında hiçbir yerde kullanmak istenmeyecek bir masaydı bu. Hele ki biz bir şeyleri süsleyelim püsleyelim, öyle kullanalım diyoruz, ben bunu bir yerlere sığdıramazdım.



Arkadaşım teknesinde kullanacaktı, ben bunu bu şekilde sana vermem dedim. Madem teknede kullanacaksın, mavili bir şeyler olması lazım.

Önce kabaran yerlerini kazıdım, kaldırabildiğim kadar alttaki ham ahşabını çıkartmaya çalıştım.
Daha sonra zımparaladım ve kenarlarına sentetik macun çektim. Birkaç gün bekledim ki macun kurusun. Bu esnada masanın ayaklarını maviye boyadım.



Macunlar iyice kuruduktan sonra ponpon fırça ile yüzeyini krem/ bej tonlarında bir renge boyadım. Kıllı fırça kullanamdım çünkü yüzeye öncesinde bir koruyucu sürmedim. Ve fırça izi çıksın istemiyordum. Bu yüzden iki kat ponpon fırça ile üzerinden geçince hem yüzeydeki o mermer görünümü gitti, hem de fırça izi çıkmadı. Keçe rulo fırçalar var, onlarla da yapılabilir, ki daha kısa sürede biter. Bende fırça olmasına rağmen uzun süredir onu kullanmadığım için unutmuş olmalıyım, ponpon fırça gözümün önündeydi, hemen onunla boyayıverdim.


Daha sonra marine desenli peçeteyi üzerine yapıştırdım. Ama cidden sıkıntılı bir iş. Önceden yüzeye bir miktar tutkal sürüp ardından hemen ıslaklığı kaybolunca hava almayacak şekilde yapıştırmak gerekiyor. Tabi bir de ek yerleri var. Yamultmamak gerek, sınırlarını düzgün yapıştırmak gerek.. İlk yapıştırdığımda ek yerleri belli oluyordu. Üstünden bir kat daha tutkal ile geçtim, Ek yerleri iyice kapandı.



Kenarlarına da fırça ile az az mavi boya sürdüm. Eskitme gibi olsun diye. Sonuçta hem marine, hem teknede kullanılacak, biraz salaş görünmesi gerekirdi. Ve yat verniği ile vernikledim. Genelde su bazlı vernik kullanıyorum, kokusu az, daha kolay kuruyor. Ancak bu masa için yeterli gelmezdi. Ve yat verniğinden çok memnun kaldım, gerçekten daha sağlam oluyor. Sadece çok parlak. Ama bu masa için o parlaklık güzel durdu.



Ve en son kenarlarına kendir ipine düğümler atıp yapıştırdım, halat gibi görünmesi için. Bulabilseydim aslında halat ile yapacaktım, ama bulamadım.Bu da fena olmadı diye düşünüyorum.


Çok abuk sabuk fotoğraflasam da masa güzel oldu diye düşünüyorum. Fatih Bey de beğenir umarım.

Elimden geldiğince anlatmaya çalıştım. Deneyin siz de :))

Sevgilerimle,
P.



30 Nisan 2014 Çarşamba

Marine temalı tepsi


Aynı gün, ikinci yazı...
Marine temalı ürünler, deniz, güzel hava (yağmurlu ama yine de güzel), yaz falan derken, biraz fotoğrafları kurcaladım bu tepsiyi buldum. Bu yüzden bunu da eklemek istedim.





Tepsinin zeminini kenarlarından farklı olarak beyaza boyamak zorundaydım, aksi halde üzerine yapıştırdığımız peçete kırmızı boyanın altında boğulur, kaybolur giderdi.

Bunu yazlıkta kullanıyor bizimkiler.


Sevgilerimle,
P.