23 Eylül 2014 Salı

Bizim Bahçemiz- Merhaba Toprak


Bir süredir düzenli bir şekilde permakültür, doğal tarım, geri dönüşüm, toprağa ve dolayısıyla insanlıga zarar verebilecek kimyasallardan uzak durma adına araştırmalar yapıyoruz. Bu doğrultuda edindiğimiz bir bahçemiz, çimlendirmeye çalıştığımız bir dizi tohumumuz, iyileştirmeye çalıştığımız ağaçlarımız var.
Aynı zamanda evimizden klorak (nam-ı diğer çamaşır suyu), yağ çözücü, kireç çözücü vb malzemeleri de çıkardık- çıkarıyoruz. Alışkanlıklardan kopmak kolay değil.
Alışveriş kısıtlaması yapıyoruz.
Geri dönüşüm fikirlerini uygulamaya çalışıyoruz. Hele ki internette bütün bu bilgilere ulaşma lüksü muhteşem.
Edindiğimiz bir bahçemiz dedim...
Bir yıl önce hali hazırda bir dizi ağaçla birlikte bir miktar toprağa sahip olduk nişanlım ile beraber. Yaz dönemi gelince de minik bir bostan girişiminde bulunduk. Elimize yüzümüze bulaştırdık tabi.
karmakarışık ve ürün alamadığımız bu girişimin sonucunda bu iş böyle olmaz dedik ve araştırmaya başladık. E tabi, evde ilaca karşıyız, yediğimiz içtiğimizde kat kat karşıyız. Kaldı ki öyle olacaksa ne diye kendimizi yoralım uğraşalım, çıkar marketten alırım hormonlu hormonlu oh, emek harcamaya ne gerek...
Bu yüzden okuduk okuduk, yeni şeyler öğrendik.
Tohum nasıl çimlenirden, ilaçsız meyve/sebze koruyucularına, evde yapılabilecek böcek kaçırtıcılara, iyi böceklerden kötü böceklere, kardeş bitkilerden yükseltilmiş sebze yataklarına... Bir sürü şey öğrendik.
Geçen yıl yaşadığımız fiyaskoyu saymazsak, acemiliktir geçer deyip, bu kış yeni baştan başlıyoruz toprak ile uğraşmaya.
Biraz deneme yanılma ile okuduklarımızı hayata geçirme planımız var. Bu doğrultuda ilerleyeceğiz.
Neler olacağını gerçekten çok merak ediyorum, çünkü bizim gibi şehir çocukları için fazlaca gayret isteyen şeyler bunlar.
Yılmamayı diliyorum.

---
Annemin tablosu
O zaman şöyle diyelim,
Merhaba toprak, aranıza hoş geldik!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder