18 Şubat 2015 Çarşamba

ekmek kutusu

Bu seferki iş beni epeyce uğraştırdı. Gerçi benim üşengeçliğim ve yapılması gereken bir takım gerekli şeyleri yapmayıp hemen bitirmeye çalışmak da işin içinde elbette. Ama ne oldu, yapmadığım her şeyi ileri aşamalarda illa ki yapmak zorunda kaldım.

Ne yapmak gerekiyordu, zımparalamak ve astar atmak. Peki ben ne yaptım, hemen boyamaya geçtim. Her zaman kullandığım boyam bu kez beni hayal kırıklığına uğrattı. Sanki seyreltilmiş gibi bir türlü kapatmadı ahşabı. Fakat öyle ya da böyle ilerleyen aşamalarda o zımpara yapıldı ve o astar atıldı.


Sevgili "He he hee, yine pembe yapmışsın" dese de, hayır pembe değil kırmızı. Ha, ne fark eder, yine renkli bir şey oldu. Beyaz beyaz diye ölüp bitsem de sanırım içimdeki canavarı durduramıyorum.

Peçete dekupaj, boyama ve boya sonrası hemen eskitme yaptım. Boyanın kurumasını beklemedim. Bu sayede daha kolay eski hale getirebildim. Henüz üzerinde vernik yok. Yat verniği ile en son yaşadığım kötü deneyimden sonra bu konuda oldukça temkinli davranmaya çalışıyorum.

Tam olarak bitmedi gözümde aslında, ufak tefek birkaç ekleme gerekiyor sanırım. Ama uzun zamandır masamda, aklımda duran bir şeyi daha neredeyse tamamlayıp kenara koyabileceğim. Bu bile hiçbir şeye yetişemediğimi düşündüğüm bir dönem için beni motive ediyor.


Yarın benim doğum günüm, ve Tanrı biliyor, tek bir dileğim var.
Sevgilerimle,
P. 



2 yorum:

  1. çok güzel. bende yenilemiştim ama bu daha güzel olmuş.rengarenk çizgiler muhteşem.

    YanıtlaSil
  2. Merhaba,
    Eminim sizin yaptığınız da çok güzel olmuştur. Hatta hemen bi' koşup bakayım blogunuza :)
    Sevgilerimle..

    YanıtlaSil