19 Şubat 2016 Cuma

28

Genelde doğum günümde hep hüzünlü olurum. Kendimi bildim bileli bu melankolik ruh hali doğum günüme tekabül eden günlerde istisnasız gün boyunca benden ayrılmaz.

Nitekim sabah kalktığımda da aynı şey oldu.

Mufit bebeğimin gırlamaları, eşimin sevgi dolu sözleri... I ıh. Gözlerim dolu ve boğazım düğümlü.

Psikodrama çalışıyorum ya, düşünüyorum neden böyle, bunu yaratan etmenler nedir acaba diye? Vardığım sonuç şu: Kutlamayı haketmeyen bir dünya var ortada, ben neyi kutluyorum? Bu başka birinin doğum gününde ya da başka bir özel günde ortaya çıkmıyor -örneğin yılbaşı- bir tek kendi doğum günümde oluyor. Kendimi kutlamaya değer bulmuyorum sanırım.

Haberler kötü. Dünyanın, ülkenin her bir tarafından yüreğimi acıtan şeyler duyuyorum. Göğsümden boğazıma, oradan da göz pınarlarıma uzanan bir dalgalanma oluyor. Ağlamak çare değil ama. Ama... Türkiye sürekli patlıyor. Gerçek anlamda. Sıra sıra resmen; Ankara, Diyarbakır. Bitmiyor ve herkesi perişan ediyor. Medya bu haberlerle dolu. Sürekli bilgi akışı yenileniyor, ölenler var ardından isim listeleri geliyor. İnsanlar görüşlerini, acılarını ve duygularını paylaşıyor sosyal medyada. Bütün bu haberlerin yanında bir haber daha gördüm bugün, içeriğine bakamadım. Haber şu: "Plajdaki insanların selfie sevdası yüzünden ölen yunus." Oğlum siz salak mısınız? Afedersiniz ama gerizekalı mısınız, moron musunuz? Al, psikolog olarak test yaptım işte, geçerlik güvenirlik aramaya ne hacet; geçemediniz zeka testinden! Vicdan mı demek gerek yoksa?

Bu haber beni daha çok üzdü. Şöyle ki, hayvanlara karşı duyarlılığım insanlara göre olandan daha yüksek, bunu inkar etmiyorum. Ama şimdi bu ayrımı yapmamda başka bir motivasyon var. Terörist diyoruz ya bombaları patlatanlar için, onlara bir kılıf bulup kendimizi onların dışında tutup onlara lanetler okuyoruz ya , onların kötü halini kabul edip onlara karşı savaş kazandığımızda mutlu oluyoruz ya... Yunusun kazanamadığı savaşın karşısındaki teröristler ne olacak peki? Bilinçli, akıllı, iyi çocuk yetiştirmeye çalıştığını iddia eden, kabul gören işlerde çalışan, adli anlamda suç teşkil eden bir olaya karışmayan, yüksek lisans, doktora yapmaya çalışan gerizekalılar olarak sen daha adi bir teröristsin, kusura bakma! Bu duyarsızlık, bu bencillik, bu dış grup yaratma merakı, bu bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılık, bu doğanın içine çekinmeden s.çmacılık, bu akıllı telefonlar, bu teknoloji, bu selfie salaklığı... Ne istediniz o güzelim hayvancıktan? Toplam zeka puanınız o hayvanı yeniden yaşadığı cennete göndermeye yetmez miydi acaba? Yolda gördüğünüz bir salyangozu alıp kenara çekmek insanlığınıza ters mi gelirdi acaba?

Merhaba, artık melankolik değil öfke doluyum.

Artık her olumsuz haberi öfke skalasında üç iken beş, beş iken sekiz olarak değerlendiriyorum. Tahammülsüzlük had safhada. Öfkeme yenik düşüp camı pencereyi indirmek ve bu ortamın yaratılmasında etkisi olan herkese lanet olsun diye bağırmak istiyorum. Bu işin içinde ben de varım ne yazık ki, aklımın almadığı pek çok şeyin içinde olmak beni çok ama çok öfkelendiriyor.

Bu yüzden de dünyayı yaşamaya, doğum günümü de kutlamaya değer görmüyorum.
Yunuslar ölmese, belki...
Çok üzgünüm.


www.trofeci.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder