17 Şubat 2016 Çarşamba

Entelektüelleşme

Bugün görüşmeye gelecek olan danşanlardan bir tanesi için üniversiteden bri arkadaşıma danışma ihtiyacı hissettim. Vaka karmakarışıktı, adamın antisosyalliği mi var, obsesif kompulsif bozukluğu mu var, hangisi diğerini etkiliyor ya da hangi belirti diğerinden ayırt edilmeli?

Ona anlattım, onun da kafası karıştı. Sonra bana çözüm sunmaya çalıştı, elimizdeki verileri değerlendirdik.

Hasta öyküsünü sordu bana. Ve kilitlendim o anda. Evet, çok fazla kişiden sorumluyum, evet, pek çoğuyla talepler doğrultusunda görüşme yapıyorum. Ama gerçekten sorun olduğunu düşündüğüm kişilerden TAM ANLAMIYLA anamnez almadığımı fark ettim. Ve bunun eksikliğini daha önceden neden hissetmemiştim ben? Beynim boşaldı resmen.

Çalışmakta olduğum iş yerinde kendi istediğim standartları yakalayamıyorum. Devlet dairesinde mümkün olmadığına ikna oldum artık. Fakat... O da benimle aynı standartta olan bir kurumda çalışıyor. Ve bana Rorschach yaparak belirtileri değerlendirdiğini söyledi. Ben dışarıdan aldığım eğitimin kaymağını neden burada yiyemiyorum o zaman? Neden kendimi bu kadar engelliyorum, anlamadım.

Kendimi mesleki anlamda çok boşladığımı düşünüyorum. Akademik anlamda okumam gereken bir dolu kitap listesi varken ve bu kitapların çoğunluğuna sahipken neden okumadığımı AN-LA-YA-MI-YO-RUM.

Bu demek değil ki hiçbir şey okumuyorum. Okuyorum aslında bütün gün. Çocuk gelişimi, ebeveynlik becerileri,  doğum hamilelik. Yani kendim için bir sonraki aşama. Sanırım çalışmakta olduğum yerde kendim için bir fayda alamadığımı düşünüyor olmam benim işime değil kendime odaklanmama neden oluyor. Son bir ayda gebelik, doğum, annelik babalık meseleleriyle ilgili inanılmaz bilgi edindim. Bundan dolayı da son derece memnunum. Ama ya işim? Ya görüşmelerim? Ya görüşmelerimin içeriği? Yapmam gereken her şeyi yapıyorum, fakat kendime yetemiyorum.

Bu aslında dünün yazısıydı. Dün arkadaşımla vakayı tartıştıktan sonra ben harekete geçip hemen klinik görüşme tekniklerini elden geçirdim. Kendime hatırlatmalar yaptım, bir kısmını zaten yaptığımı, elimdeki taramalardan çoğu bilgiyi edindiğimi fark ettim. Sonra kendime yeni bir dosya oluşturup sistemli şekilde anamnez kayıtları almaya karar verdim. Bugün teknik nedenlerden ötürü başlayamadım - çünkü sabah bir hışımla evden çıktık çünkü 10 dakika sadece 10 dakika kendime vakit ayırıp bir değişiklik yapar saçımı başımı toplar evde makyaj yaparım bu sefer diye düşünürken eşim yukarıdan höykürdü: "Gömleğim bitmeeeeeeeşşşş!" Halbuki ben evrenden sadece 10 dakika istemiştim. Sonra gömlek ütüledim, sonra çantamı toparladım, evden cıkma saatimiz geçmişti ve apar topar evden çıkmıştık ve ben canım oğlumun mamasını vermeyi unuttuğumu fark ettim. Anımsadığımda çok geçti, geri dönemezdim malesef göz yummak zorunda kaldım. Ve bütün gün sabahın dağınıklığını ve telaşını üzerimde taşıdım. Plan yapacak gücü bulamadım, çünkü sabahtan sektirmiştim. Bu da böyle işte, böyle de cezalandırıyorum kendimi. Kötü, değil mi?

 Üstteki anektodla yazımın içeriğini baltalamış olsam da bu dünyada bazı insanlar var ki mizaç mı, yetiştiriliş mi, bilinçli tercih mi bilemiyorum, ne yapıyorlarsa "Vay be!" dedirtiyorlar bana. Bu görüştüğüm arkadaşım da onlardan birisi işte. Entelektüel yaşamına hayran kaldığım, kültürlenme eylemini bana göre hakkıyla yerine getiren sinemalar, bağımsız filmler, alternatif müzikler, tiyatrolar vb. aktiviteleri takip eden, üşenmeyen...

Off, neyse. O da benim kadar güzel cheesecake yapamıyordur. Değil mi ama?
Google görseller sorgusu: Entelektüelleşme. Şahsen başarılı buldum:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder