11 Şubat 2016 Perşembe

Nedir bu 20'lik çilesi?

Neredeyse otuzum değil mi?

Ne peki bu yirmilik derdi diye ağlanıyordum ki zaten bu derdi çekenlerin neredeyse hiçbiri bu ağrıyı yirmi yaş dolaylarında çekmemişler.

Benim dört dişim de çıkmış durumda. Dişlerimi yamultuyor diye bir tanesini neredeyse bi beş altı sene önce çektirmiştim. Kulakları çınlasın sülalemizin diş doktoru olan Kaya Amca (Kaya Özdemir) elinin hafifliği, sesinin naifliğiyle sessiz, sakin, gürültüsüz bir şekilde alıvermişti dişi. Sonrasında da hiç sıkıntı yaşatmadılar bana sağolsunlar.

Ama hayatıma biraz çekidüzen vereyim dedim ya, sol alt dişim büyüme atağına geçti.
"Al bakalım allll, doğum günü hediyesi!"
google görseller


Ben böyle bir ağrı bilmiyorum. Ben ki şu anda okuduğum şeylerin de gazıyla "Doğal doğum da yabcaaam, epidural de almıcaaaam, dayanıcam, dayanıcam." diyerek eşimi de gaza getirmeye çalışıyorum. Ama bu diş -Adını Feriha koydum, evet!- bu diş beni tuş etti. Sevgili dişimiz nam-ı diğer Feriha'mız, dün hayatıma girerek bir kaç gün daha yanımda seyredeceğini bana garantiledi.

Dişimi çektirmek istemiyorum. Bir fayda beklediğimden değil, ama sağlam bir dişi boşuboşuna çektirmek işime gelmiyor. Gerçi okuduğum kadarıyla arızalı bir azı dişin yerine de konabiliyormuş ilerleyen zamanlarda. Dur bakalım.

Kafam da bin-beş-yüz! Arada bir bulutların üzerindeymiş gibi bir hal alıyorum, başım dönüyor. Kafamı koltuğa koydum beş dakika içinde rüya gördüm. Uykusuz değilim ama yordu meret.

 Sabahtan beri iki tane ağrı kesici aldım, sağolsun birincisi etki etti ama ikincisi için aynı performansı gösterdiğini söyleyemeyeceğim. Bir de Andorex. O da 10-15 dakikalığına uyuşturuyor, sonra aynı zonklama geri geliyor tabii ki. Akşama Apranax denemek zorundayım, yoksa dayanamayacağım.

Ah Feriha ah! Ne biçim de sarstın beni!

Tanıştırayım, Feriha. (google görseller)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder